<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
	<channel>
		<title><![CDATA[Pir Zöhre Ana Forum - Gülmece (Nam-ı Diğer Mizah)]]></title>
		<link>https://www.zohreanaforum.com/</link>
		<description><![CDATA[Pir Zöhre Ana Forum - https://www.zohreanaforum.com]]></description>
		<pubDate>Fri, 15 May 2026 22:51:51 +0000</pubDate>
		<generator>MyBB</generator>
		<item>
			<title><![CDATA[Kavuklu İle Pişekar - Fakirlik Başa Bela]]></title>
			<link>https://www.zohreanaforum.com/konu-kavuklu-ile-pisekar-fakirlik-basa-bela.html</link>
			<pubDate>Thu, 30 Jan 2025 18:29:59 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.zohreanaforum.com/member.php?action=profile&uid=16442">Serdar Yıldırım</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.zohreanaforum.com/konu-kavuklu-ile-pisekar-fakirlik-basa-bela.html</guid>
			<description><![CDATA[KAVUKLU İLE PİŞEKAR: FAKİRLİK BAŞA BELA<br />
Pişekar: Gel bakalım Kavuklu, azıcık  laflayalım.<br />
Kavuklu: Çıktım söğüt dalına, atladım aşağıya.<br />
Pişekar: Amma yaptın ha! Madem aşağıya inecektin, söğüt dalına niye çıktın? <br />
Kavuklu: Canım istedi. Hayatta istediğimi keşke yapabilseydim.<br />
Pişekar: Canının isteyip de yapamadığın neler var? <br />
Kavuklu: Neler yok ki? Fakir doğdum, fakir gidiyorum. Otuz dört yaşındayım. Bir kesere sap olamadım.<br />
Pişekar: Derdimi deştin Kavuklu. Seninki de bir şey mi? Bak ben elli yedi yaşındayım, değil keser, bir çakıya sap olamadım. <br />
Kavuklu: Ama her programdan sonra seyirciler bana, şu Pişekar, ne eğiliyor ne bükülüyor. Tava sapı gibi mübarek, diyorlar.<br />
Pişekar: Çorbayı karıştır, seyirciyi karıştırma. Doğru dedin, fakir gelen, fakir gider. Ben az gördüm, fakir gelip zengin gideni.<br />
Kavuklu: Zengin çocuğu olsaydım böyle olmazdı. Köşklerde, yalılarda yaşar, hamama salı günü giderdim.<br />
Pişekar:  Neden salı? Çarşamba günü hamama git.<br />
Kavuklu: Çarşamba Samsun'da. Bir hamam için, oraya gitmem.<br />
Pişekar: Hamama ister çarşamba da, ister perşembe de git. Başka neler yapardın?<br />
Kavuklu: Bahçedeki erik ağacının altına yatar, erik piş, ağzıma düş derdim.<br />
Pişekar: Kiraz da pişer, armut da pişer. Sen bu kafayla kısa sürede zengin olursun. <br />
Kavuklu: Ben şimdi zengin mi oldum? <br />
Pişekar: Tabi ya zengin oldun.<br />
Kavuklu: Ama cepte beş kuruş yok.<br />
Pişekar: Zamanla o da olur. En azından zenginliği hayal ediyorsun. Benim hayal gücüm sıfır. Zenginlik bana uzak geçer. <br />
<br />
------------------------------------------------------------<br />
<br />
KAVUKLU İLE PİŞEKAR:  HARAÇ<br />
Pişekar:  Ne o kavuklu, neden öyle kavuğun elinde geziyorsun? <br />
Kavuklu: Adam benden bin kat çirkin, bana tipsiz diyor.<br />
Pişekar:  Yapma ya! Kim sana tipsiz diyor?<br />
Kavuklu: Karşı sokakta oturan sırık boylu. Adı Adem midir, nedir?<br />
Pişekar:  Şu herkese kabaran. Alamadın mı paçasını aşağı?<br />
Kavuklu: Almasına alırdım ama yanında iri kıyım iki adam vardı.<br />
Pişekar:  Ne olmuş yani dal aralarına bir ona, bir buna çak, düşür. Sonra yapış Adem'in yakasına. Nerede kalmıştık de. <br />
Kavuklu: O iş o kadar kolay mı? Bana akıl verene bak! Geçen gün çıkmaz sokakta seni gördüm. Diz çökmüştün. Tepende 12-13 yaşlarında iki çocuk, sana abicim dedirtiyorlardı. <br />
Pişekar:  Şu iki kara çocuk.. Aniden önüme çıktılar. Birinin elinde çakı vardı. Diz çök dediler. Çöktüm. Abicim de dediler. Dedim. Babaları gelir diye yani.<br />
Kavuklu: Çocukların elinde çakı yoktu. Korkak seni. Babaları gelirmiş? Bu olayı kahvede anlatsam sokağa çıkamazsın. <br />
Pişekar:  Aman Kavuklu, etme eyleme. Sus payı olarak ne istersin? <br />
Kavuklu: Şimdilik at bir beşlik. Bir hafta sonra bunun iki mislini isterim.<br />
Pişekar:  Al işte beşlik. Bir hafta sonraki yedi buçuk olsaydı.<br />
Kavuklu: Pazarlık yok.<br />
Pişekar:  Tamam dediğin olsun.<br />
Kavuklu beşliği alır gider. Pişekar arkasından söylenir: " Çocuklar gibi bu da beni haraca bağladı. Yine de Kavuklu insaflıymış. Çocuklar, onluk aldılar. Haftaya dört katı dediler. "<br />
<br />
-------------------------------------------------------------<br />
<br />
KAVUKLU İLE PİŞEKAR: HEKİM<br />
Kavuklu: Dün hekime gittim.<br />
Pişekar: Sonra ne oldu?<br />
Kavuklu: Baktı, etti.<br />
Pişekar: İlaç verdi mi? <br />
Kavuklu: Vermedi.<br />
Pişekar: Demek ki bir derdin yokmuş.<br />
Kavuklu: Bir derdim yok, iki derdim var.<br />
Pişekar: İki derdin mi? Senin ne derdin var ki? <br />
Kavuklu: Tarla, bahçe, inek, öküz.<br />
Pişekar: İki dediydin. Dert dörtmüş.<br />
Kavuklu: Yok iki. İnek tarlaya, öküz bahçeye girmiş.<br />
Pişekar: Devam et.<br />
Kavuklu: Bulduğunu yemiş, zarar vermiş.<br />
Pişekar: Kimin davarı bunlar?<br />
Kavuklu: Muhtarın.<br />
Pişekar: Muhtarla konuşsaydın, zararı öderdi.<br />
Kavuklu: Konuştum, zararı öderim, dedi.<br />
Pişekar: Tamam işte.<br />
Kavuklu: Yarısını peşin verdi, yarısı yarın, dedi.<br />
Pişekar: Helal be muhtar!<br />
Kavuklu: Yarın oldu, yarısını daha verdi.<br />
Pişekar: Yani çeyrek kaldı.<br />
Kavuklu: Kalan iki gün sonra, dedi. Dün süre doldu.<br />
Pişekar: Süre dolmuşsa ne olmuş? İki gün daha bekle.<br />
Kavuklu: Ama süre dolmuştu. Sözünü tutmadı.<br />
Pişekar: Canım eli sıkışıktır. Para bulunca öder.<br />
Kavuklu: Ben de kızdım, hekime gittim.<br />
Pişekar: Hekime değil, hakime gidecektin. Sorun çözülürdü.<br />
<br />
------------------------------------------------------------<br />
<br />
KAVUKLU HİKAYE YAZIYOR<br />
Pişekar: Vay Kavuklu, garanti hikaye yazıyorsundur.<br />
Kavuklu: Üstüne bastın, kaldır ayağını.<br />
Pişekar: Sağı mı, solu mu?<br />
Kavuklu: İkisini de. <br />
Pişekar: O zaman yere düşerim.<br />
Kavuklu: Tamam işte, ben de senin yere düşmeni istiyorum.<br />
Pişekar: Yazıyorsun, yazıyorsun da ne kazanıyorsun? Beş kuruş veren mi var? Sal ipin ucunu gitsin.<br />
Kavuklu: Bilmem kaç yıl önce hikaye yazmaya başlarken, para diye bir şey aklımın ortasından geçmedi.<br />
Pişekar: Onu bin kere söyledin ama istemez misin şimdi sana bu hikayeler için, çuvalla para versinler. Bak istemem deme bir küserim bir daha konuşmam.<br />
Kavuklu: Bende yalan yok. Doğru oturur, doğru konuşurum. Kazandığım az bir para ne sana yeter, ne bana yeter. Şu hikayeleri satın  alan olsa pek sevinirim. Benim hikayeleri kitabına alana, bundan para kazananlara kırgınım. Konuştuklarım oldu: Bak kitap basmışsın. Şu hikayeler benim eserim. Hikayeler lokomotif olmuş, yedi baskı yapmışsın. Ben zor geçiniyorum. Bu durum beni üzüyor. Bana da bir şeyler ver. Ben sana hiç yayınlanmamış hikayelerden gönderirim, dedim. Sana para yok Kavuklu, sen git dağ başında ulu,  dedi.<br />
Pişekar: Hazıra konuyor, uyanık. Sıkıntısını sen çekiyorsun, kaymağını o yiyor. Çaresi yok mu bu işin? <br />
Kavuklu: Çaresi yok. Ben hikaye yazarım, onlar paraya döndürürler.<br />
Pişekar: Halktan yardım istesek. Bakın Kavuklu geçim zorluğu çekiyor, biraz yardım desek. Bağış kampanyası düzenlesek.<br />
Kavuklu: Benimle eğlenme Pişekar. İnsanlar, hikayelerimi çok beğeniyor, alkışlıyor ama para, bir yardım deyince,  bizden sana  kuruş yok Kavuklu diyorlar. <br />
Pişekar: Yapma ya, denedin mi bunu? <br />
Kavuklu: Tabi denedim. Hikayelerimden okudum. Güzel dediler, övdüler. Geçinemiyorum,  dedim, para, yardım, dedim. Kuruş veren olmadı.<br />
Pişekar: Sanatkara bu yapılır mı? Üç beş kuruş verseler servetleri mi eksilecek? <br />
Kavuklu: Sayın Pişekar Efendi, sen zenginsin. Eve ekmek götürmem gerek. Bir ekmek parası verebilir misin? Borç olarak. Gün gelir öderim. <br />
Pişekar: Ben dilencileri sevmem bilirsin. Sana borç verirdim ama bozuk yok, der ve yürüyüp gider. Pişekar'ın arkasından bakakalan Kavuklu'nun gözleri dolar. Daha sonra gözyaşlarını silen Kavuklu ekmek alamadan evinin yolunu tutar. <br />
<br />
------------------------------------------------------------<br />
<br />
KAVUKLU İLE PİŞEKAR:  HAMAM<br />
Pişekar: Söyle bakalım Kavuklu, gölgeden mi yoksa güneşten mi yürürsün? <br />
Kavuklu: Yazın gölgeden, kışın güneşten yürürüm.<br />
Pişekar: Ya baharda nasıl yürürsün?<br />
Kavuklu: Şemsiye elimde yürürüm.<br />
Pişekar: Evden çıkarken baktın ortalık günlük, güneşlik. Şemsiyeyi almadan çıktın. Yolda yağmura yakalandın. Ne yaparsın?<br />
Kavuklu: Hemen bir evin saçak altına sığınırım.<br />
Pişekar: Oralarda ev yok. İki tarafın çayır, çimen.<br />
Kavuklu: Bir ağaç altına saklanırım.<br />
Pişekar: Görünürde hiç ağaç yok.<br />
Kavuklu: Pişekar, sen benim ıslanmamı istiyorsun. O zaman çayırın orta yerine otururum. Cebimden çıkardığım sabunla bir güzel yıkanırım. Böylece bu haftaki hamam işini aradan çıkarırım. Oldu mu? Hoşuna gitti mi? <br />
Pişekar: Bir de keselenseydin, bir ay hamama gitmesen de olurdu.<br />
<br />
--------------------------------------------------------------<br />
<br />
KAVUKLU İLE PİŞEKAR: BAYRAM<br />
Pişekar:  Kavuklu, bugün bayram. Öp bakalım elimi.<br />
Kavuklu: Bayram ama neden elini öpeyim?<br />
Pişekar:  Öp haydi, çekinme. Al şu beşliği güle güle harca.<br />
Kavuklu: Parayı cebine sok. İstemem senin paranı. Elini de öpmem.<br />
Pişekar:  Amma naza çektin be Kavuklu. Para az geldi galiba. Beşin yanına beş ekledim etti on. Öp elimi al onluğu.<br />
Kavuklu: Elli de versen o iş olmaz. Senin önünde eğilmem. Ne demek bayrammış, el öpmekmiş? Egonu tatmin etmek için mi bana el öptürmeye çalışıyorsun? Gidiyorsun orada burada çocuklara el öptürmeye uğraşıyorsun. Yaşın büyük, boyun büyük ama aklın küçük.<br />
Pişekar:  Sen istemedin diye ben el öptürmekten vazgeçmem.<br />
Kavuklu: İstersen elini öptürmeye çalışma da tokalaşalım. <br />
Pişekar:  Tamam tokalaşalım ama beş liranı alırım.<br />
Kavuklu: Ne beş lirası, bende beş kuruş yok.<br />
Pişekar:  O zaman tokalaşma da yok, bayramlaşma da yok. <br />
Daha sonra Pişekar uzaklaşır gider.<br />
<br />
SON<br />
<br />
Yazan: Serdar Yıldırım]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[KAVUKLU İLE PİŞEKAR: FAKİRLİK BAŞA BELA<br />
Pişekar: Gel bakalım Kavuklu, azıcık  laflayalım.<br />
Kavuklu: Çıktım söğüt dalına, atladım aşağıya.<br />
Pişekar: Amma yaptın ha! Madem aşağıya inecektin, söğüt dalına niye çıktın? <br />
Kavuklu: Canım istedi. Hayatta istediğimi keşke yapabilseydim.<br />
Pişekar: Canının isteyip de yapamadığın neler var? <br />
Kavuklu: Neler yok ki? Fakir doğdum, fakir gidiyorum. Otuz dört yaşındayım. Bir kesere sap olamadım.<br />
Pişekar: Derdimi deştin Kavuklu. Seninki de bir şey mi? Bak ben elli yedi yaşındayım, değil keser, bir çakıya sap olamadım. <br />
Kavuklu: Ama her programdan sonra seyirciler bana, şu Pişekar, ne eğiliyor ne bükülüyor. Tava sapı gibi mübarek, diyorlar.<br />
Pişekar: Çorbayı karıştır, seyirciyi karıştırma. Doğru dedin, fakir gelen, fakir gider. Ben az gördüm, fakir gelip zengin gideni.<br />
Kavuklu: Zengin çocuğu olsaydım böyle olmazdı. Köşklerde, yalılarda yaşar, hamama salı günü giderdim.<br />
Pişekar:  Neden salı? Çarşamba günü hamama git.<br />
Kavuklu: Çarşamba Samsun'da. Bir hamam için, oraya gitmem.<br />
Pişekar: Hamama ister çarşamba da, ister perşembe de git. Başka neler yapardın?<br />
Kavuklu: Bahçedeki erik ağacının altına yatar, erik piş, ağzıma düş derdim.<br />
Pişekar: Kiraz da pişer, armut da pişer. Sen bu kafayla kısa sürede zengin olursun. <br />
Kavuklu: Ben şimdi zengin mi oldum? <br />
Pişekar: Tabi ya zengin oldun.<br />
Kavuklu: Ama cepte beş kuruş yok.<br />
Pişekar: Zamanla o da olur. En azından zenginliği hayal ediyorsun. Benim hayal gücüm sıfır. Zenginlik bana uzak geçer. <br />
<br />
------------------------------------------------------------<br />
<br />
KAVUKLU İLE PİŞEKAR:  HARAÇ<br />
Pişekar:  Ne o kavuklu, neden öyle kavuğun elinde geziyorsun? <br />
Kavuklu: Adam benden bin kat çirkin, bana tipsiz diyor.<br />
Pişekar:  Yapma ya! Kim sana tipsiz diyor?<br />
Kavuklu: Karşı sokakta oturan sırık boylu. Adı Adem midir, nedir?<br />
Pişekar:  Şu herkese kabaran. Alamadın mı paçasını aşağı?<br />
Kavuklu: Almasına alırdım ama yanında iri kıyım iki adam vardı.<br />
Pişekar:  Ne olmuş yani dal aralarına bir ona, bir buna çak, düşür. Sonra yapış Adem'in yakasına. Nerede kalmıştık de. <br />
Kavuklu: O iş o kadar kolay mı? Bana akıl verene bak! Geçen gün çıkmaz sokakta seni gördüm. Diz çökmüştün. Tepende 12-13 yaşlarında iki çocuk, sana abicim dedirtiyorlardı. <br />
Pişekar:  Şu iki kara çocuk.. Aniden önüme çıktılar. Birinin elinde çakı vardı. Diz çök dediler. Çöktüm. Abicim de dediler. Dedim. Babaları gelir diye yani.<br />
Kavuklu: Çocukların elinde çakı yoktu. Korkak seni. Babaları gelirmiş? Bu olayı kahvede anlatsam sokağa çıkamazsın. <br />
Pişekar:  Aman Kavuklu, etme eyleme. Sus payı olarak ne istersin? <br />
Kavuklu: Şimdilik at bir beşlik. Bir hafta sonra bunun iki mislini isterim.<br />
Pişekar:  Al işte beşlik. Bir hafta sonraki yedi buçuk olsaydı.<br />
Kavuklu: Pazarlık yok.<br />
Pişekar:  Tamam dediğin olsun.<br />
Kavuklu beşliği alır gider. Pişekar arkasından söylenir: " Çocuklar gibi bu da beni haraca bağladı. Yine de Kavuklu insaflıymış. Çocuklar, onluk aldılar. Haftaya dört katı dediler. "<br />
<br />
-------------------------------------------------------------<br />
<br />
KAVUKLU İLE PİŞEKAR: HEKİM<br />
Kavuklu: Dün hekime gittim.<br />
Pişekar: Sonra ne oldu?<br />
Kavuklu: Baktı, etti.<br />
Pişekar: İlaç verdi mi? <br />
Kavuklu: Vermedi.<br />
Pişekar: Demek ki bir derdin yokmuş.<br />
Kavuklu: Bir derdim yok, iki derdim var.<br />
Pişekar: İki derdin mi? Senin ne derdin var ki? <br />
Kavuklu: Tarla, bahçe, inek, öküz.<br />
Pişekar: İki dediydin. Dert dörtmüş.<br />
Kavuklu: Yok iki. İnek tarlaya, öküz bahçeye girmiş.<br />
Pişekar: Devam et.<br />
Kavuklu: Bulduğunu yemiş, zarar vermiş.<br />
Pişekar: Kimin davarı bunlar?<br />
Kavuklu: Muhtarın.<br />
Pişekar: Muhtarla konuşsaydın, zararı öderdi.<br />
Kavuklu: Konuştum, zararı öderim, dedi.<br />
Pişekar: Tamam işte.<br />
Kavuklu: Yarısını peşin verdi, yarısı yarın, dedi.<br />
Pişekar: Helal be muhtar!<br />
Kavuklu: Yarın oldu, yarısını daha verdi.<br />
Pişekar: Yani çeyrek kaldı.<br />
Kavuklu: Kalan iki gün sonra, dedi. Dün süre doldu.<br />
Pişekar: Süre dolmuşsa ne olmuş? İki gün daha bekle.<br />
Kavuklu: Ama süre dolmuştu. Sözünü tutmadı.<br />
Pişekar: Canım eli sıkışıktır. Para bulunca öder.<br />
Kavuklu: Ben de kızdım, hekime gittim.<br />
Pişekar: Hekime değil, hakime gidecektin. Sorun çözülürdü.<br />
<br />
------------------------------------------------------------<br />
<br />
KAVUKLU HİKAYE YAZIYOR<br />
Pişekar: Vay Kavuklu, garanti hikaye yazıyorsundur.<br />
Kavuklu: Üstüne bastın, kaldır ayağını.<br />
Pişekar: Sağı mı, solu mu?<br />
Kavuklu: İkisini de. <br />
Pişekar: O zaman yere düşerim.<br />
Kavuklu: Tamam işte, ben de senin yere düşmeni istiyorum.<br />
Pişekar: Yazıyorsun, yazıyorsun da ne kazanıyorsun? Beş kuruş veren mi var? Sal ipin ucunu gitsin.<br />
Kavuklu: Bilmem kaç yıl önce hikaye yazmaya başlarken, para diye bir şey aklımın ortasından geçmedi.<br />
Pişekar: Onu bin kere söyledin ama istemez misin şimdi sana bu hikayeler için, çuvalla para versinler. Bak istemem deme bir küserim bir daha konuşmam.<br />
Kavuklu: Bende yalan yok. Doğru oturur, doğru konuşurum. Kazandığım az bir para ne sana yeter, ne bana yeter. Şu hikayeleri satın  alan olsa pek sevinirim. Benim hikayeleri kitabına alana, bundan para kazananlara kırgınım. Konuştuklarım oldu: Bak kitap basmışsın. Şu hikayeler benim eserim. Hikayeler lokomotif olmuş, yedi baskı yapmışsın. Ben zor geçiniyorum. Bu durum beni üzüyor. Bana da bir şeyler ver. Ben sana hiç yayınlanmamış hikayelerden gönderirim, dedim. Sana para yok Kavuklu, sen git dağ başında ulu,  dedi.<br />
Pişekar: Hazıra konuyor, uyanık. Sıkıntısını sen çekiyorsun, kaymağını o yiyor. Çaresi yok mu bu işin? <br />
Kavuklu: Çaresi yok. Ben hikaye yazarım, onlar paraya döndürürler.<br />
Pişekar: Halktan yardım istesek. Bakın Kavuklu geçim zorluğu çekiyor, biraz yardım desek. Bağış kampanyası düzenlesek.<br />
Kavuklu: Benimle eğlenme Pişekar. İnsanlar, hikayelerimi çok beğeniyor, alkışlıyor ama para, bir yardım deyince,  bizden sana  kuruş yok Kavuklu diyorlar. <br />
Pişekar: Yapma ya, denedin mi bunu? <br />
Kavuklu: Tabi denedim. Hikayelerimden okudum. Güzel dediler, övdüler. Geçinemiyorum,  dedim, para, yardım, dedim. Kuruş veren olmadı.<br />
Pişekar: Sanatkara bu yapılır mı? Üç beş kuruş verseler servetleri mi eksilecek? <br />
Kavuklu: Sayın Pişekar Efendi, sen zenginsin. Eve ekmek götürmem gerek. Bir ekmek parası verebilir misin? Borç olarak. Gün gelir öderim. <br />
Pişekar: Ben dilencileri sevmem bilirsin. Sana borç verirdim ama bozuk yok, der ve yürüyüp gider. Pişekar'ın arkasından bakakalan Kavuklu'nun gözleri dolar. Daha sonra gözyaşlarını silen Kavuklu ekmek alamadan evinin yolunu tutar. <br />
<br />
------------------------------------------------------------<br />
<br />
KAVUKLU İLE PİŞEKAR:  HAMAM<br />
Pişekar: Söyle bakalım Kavuklu, gölgeden mi yoksa güneşten mi yürürsün? <br />
Kavuklu: Yazın gölgeden, kışın güneşten yürürüm.<br />
Pişekar: Ya baharda nasıl yürürsün?<br />
Kavuklu: Şemsiye elimde yürürüm.<br />
Pişekar: Evden çıkarken baktın ortalık günlük, güneşlik. Şemsiyeyi almadan çıktın. Yolda yağmura yakalandın. Ne yaparsın?<br />
Kavuklu: Hemen bir evin saçak altına sığınırım.<br />
Pişekar: Oralarda ev yok. İki tarafın çayır, çimen.<br />
Kavuklu: Bir ağaç altına saklanırım.<br />
Pişekar: Görünürde hiç ağaç yok.<br />
Kavuklu: Pişekar, sen benim ıslanmamı istiyorsun. O zaman çayırın orta yerine otururum. Cebimden çıkardığım sabunla bir güzel yıkanırım. Böylece bu haftaki hamam işini aradan çıkarırım. Oldu mu? Hoşuna gitti mi? <br />
Pişekar: Bir de keselenseydin, bir ay hamama gitmesen de olurdu.<br />
<br />
--------------------------------------------------------------<br />
<br />
KAVUKLU İLE PİŞEKAR: BAYRAM<br />
Pişekar:  Kavuklu, bugün bayram. Öp bakalım elimi.<br />
Kavuklu: Bayram ama neden elini öpeyim?<br />
Pişekar:  Öp haydi, çekinme. Al şu beşliği güle güle harca.<br />
Kavuklu: Parayı cebine sok. İstemem senin paranı. Elini de öpmem.<br />
Pişekar:  Amma naza çektin be Kavuklu. Para az geldi galiba. Beşin yanına beş ekledim etti on. Öp elimi al onluğu.<br />
Kavuklu: Elli de versen o iş olmaz. Senin önünde eğilmem. Ne demek bayrammış, el öpmekmiş? Egonu tatmin etmek için mi bana el öptürmeye çalışıyorsun? Gidiyorsun orada burada çocuklara el öptürmeye uğraşıyorsun. Yaşın büyük, boyun büyük ama aklın küçük.<br />
Pişekar:  Sen istemedin diye ben el öptürmekten vazgeçmem.<br />
Kavuklu: İstersen elini öptürmeye çalışma da tokalaşalım. <br />
Pişekar:  Tamam tokalaşalım ama beş liranı alırım.<br />
Kavuklu: Ne beş lirası, bende beş kuruş yok.<br />
Pişekar:  O zaman tokalaşma da yok, bayramlaşma da yok. <br />
Daha sonra Pişekar uzaklaşır gider.<br />
<br />
SON<br />
<br />
Yazan: Serdar Yıldırım]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Bir Türk, Bir Kürt ve Bir Ermeni]]></title>
			<link>https://www.zohreanaforum.com/konu-bir-turk-bir-kurt-ve-bir-ermeni.html</link>
			<pubDate>Tue, 16 May 2017 13:36:24 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.zohreanaforum.com/member.php?action=profile&uid=16262">Kayhan</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.zohreanaforum.com/konu-bir-turk-bir-kurt-ve-bir-ermeni.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> BİR TÜRK, BİR KÜRT VE BİR ERMENİ<br />
<br />
  </span>[FONT=verdana]Biri Türk, biri Kürt, diğeri de Ermeni olan üç arkadaş yolda giderken susamış; o sırada gözlerine bir bağ ilişmiş. Salkım salkım üzümler...   <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">"Girelim bahçeye, sahibi varsa parasını verir afiyetle yeriz. Yoksa, bir iki salkım üzümden ne çıkar" </span>[FONT=verdana]diye düşünmüşler. Üzümleri tam yemeğe başlamışlar ki, bağın sahibi gelmiş. Ermeni'nin üzerinde papaz kıyafeti varmış. Onun, farklı bir dinden olduğu anlamış bağ sahibi; diğer ikisine sormuş:   <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">"Siz kimsiniz, nesiniz?" </span>[FONT=verdana]Biri Kürt, diğeri Türk olduğunu söyleyince, üçüyle bir arada başa çıkamayacağı için, basmış papaza dayağı.   <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">"Bunlar benim din kardeşim. Ya sana ne oluyor?" </span>[FONT=verdana]Papaz,   <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">"Parasını ödeyecektim" </span>[FONT=verdana]dese de, bağcının sopası sırtına inip duruyormuş. Kürt ve Türk, tepki vermeden bu dayağı seyretmiş. Papaz yere yıkılınca, bağcı bu defa Kürt adama dönmüş:   <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">"Sen benim din kardeşimsin ama, gene de kuyumuzu kazarsın.</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Arkadaşınla aynı ırktanız. Benim kanımdandır. Yesin malımı, helâli hoş olsun." </span>[FONT=verdana]Bu defa Kürt'ü dövmeye başlamış, Türk'ün sesi çıkmamış. Onu da hakladıktan sonra, bağcı, Türk'e yönelmiş:   <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">"Tamam anladık, Türksün, aynı kandanız, aynı dindeniz fakat, sahibi olmadan başkasının bağına girilir mi?" </span>[FONT=verdana]diye sormuş; bu defa ona vurmaya başlamış. Türk, bir yumrukla yere yuvarlanınca Kürt'e dönmüş ve  <br />
<br />
 [FONT=verdana]<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">"Biz" </span>demiş    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> "İlk başta, papazı dövdürmeyecektik." </span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> BİR TÜRK, BİR KÜRT VE BİR ERMENİ<br />
<br />
  </span>[FONT=verdana]Biri Türk, biri Kürt, diğeri de Ermeni olan üç arkadaş yolda giderken susamış; o sırada gözlerine bir bağ ilişmiş. Salkım salkım üzümler...   <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">"Girelim bahçeye, sahibi varsa parasını verir afiyetle yeriz. Yoksa, bir iki salkım üzümden ne çıkar" </span>[FONT=verdana]diye düşünmüşler. Üzümleri tam yemeğe başlamışlar ki, bağın sahibi gelmiş. Ermeni'nin üzerinde papaz kıyafeti varmış. Onun, farklı bir dinden olduğu anlamış bağ sahibi; diğer ikisine sormuş:   <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">"Siz kimsiniz, nesiniz?" </span>[FONT=verdana]Biri Kürt, diğeri Türk olduğunu söyleyince, üçüyle bir arada başa çıkamayacağı için, basmış papaza dayağı.   <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">"Bunlar benim din kardeşim. Ya sana ne oluyor?" </span>[FONT=verdana]Papaz,   <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">"Parasını ödeyecektim" </span>[FONT=verdana]dese de, bağcının sopası sırtına inip duruyormuş. Kürt ve Türk, tepki vermeden bu dayağı seyretmiş. Papaz yere yıkılınca, bağcı bu defa Kürt adama dönmüş:   <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">"Sen benim din kardeşimsin ama, gene de kuyumuzu kazarsın.</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Arkadaşınla aynı ırktanız. Benim kanımdandır. Yesin malımı, helâli hoş olsun." </span>[FONT=verdana]Bu defa Kürt'ü dövmeye başlamış, Türk'ün sesi çıkmamış. Onu da hakladıktan sonra, bağcı, Türk'e yönelmiş:   <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">"Tamam anladık, Türksün, aynı kandanız, aynı dindeniz fakat, sahibi olmadan başkasının bağına girilir mi?" </span>[FONT=verdana]diye sormuş; bu defa ona vurmaya başlamış. Türk, bir yumrukla yere yuvarlanınca Kürt'e dönmüş ve  <br />
<br />
 [FONT=verdana]<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">"Biz" </span>demiş    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> "İlk başta, papazı dövdürmeyecektik." </span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Erzurum ve Çay]]></title>
			<link>https://www.zohreanaforum.com/konu-erzurum-ve-cay.html</link>
			<pubDate>Tue, 16 May 2017 13:04:43 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.zohreanaforum.com/member.php?action=profile&uid=16262">Kayhan</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.zohreanaforum.com/konu-erzurum-ve-cay.html</guid>
			<description><![CDATA[<img src="http://www.zohreanaforum.com/images/imported/2017/05/13.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: 13.jpg]" class="mycode_img" /><br />
 <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">ERZURUM VE ÇAY</span>    <br />
<br />
 Bunları biliyor muydunuz ?   <br />
 -Bir erzurumlu günlerce susuz ve aç kalabilir...Ama çaysızlığa en fazla üç gün dayanabilir...   <br />
 -Lavaş ekmek ile birlikte içilmediği için bir bardak çayın "küsme eylemi" gösterdiğini ilk olarak Gudbeddin Hüdeverdi adında bir erzurumlu tarafından keşfedildiğini...   <br />
 -Bir erzurumlunun vücudunun %70 'nin çaydan oluştuğunu....   <br />
 -Erzurumlu ev hanımların evlerindeki çiçekleri sularken soğumuş çay kullandıklarını..   <br />
 -Her erzurumlunun sobasının üstünde güğümlerle 7/24 çay suyu kaynatıldığını...   <br />
 -Erzurumda nereye giderseniz gidin size ilk olarak çay ikram edileceğini....   <br />
 -Çay'ın aslen Erzurum palandökende yetiştiğini    <br />
 -Erzurumlu bir erkeğin evinde bir mutfak robotu yokken düzinelerce semaver bulundurduğunu...   <br />
 -Pasin ovasında Türkiye'yi 300 yıl doyuracak kadar çay reservinin bulunduğunu...   ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<img src="http://www.zohreanaforum.com/images/imported/2017/05/13.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: 13.jpg]" class="mycode_img" /><br />
 <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">ERZURUM VE ÇAY</span>    <br />
<br />
 Bunları biliyor muydunuz ?   <br />
 -Bir erzurumlu günlerce susuz ve aç kalabilir...Ama çaysızlığa en fazla üç gün dayanabilir...   <br />
 -Lavaş ekmek ile birlikte içilmediği için bir bardak çayın "küsme eylemi" gösterdiğini ilk olarak Gudbeddin Hüdeverdi adında bir erzurumlu tarafından keşfedildiğini...   <br />
 -Bir erzurumlunun vücudunun %70 'nin çaydan oluştuğunu....   <br />
 -Erzurumlu ev hanımların evlerindeki çiçekleri sularken soğumuş çay kullandıklarını..   <br />
 -Her erzurumlunun sobasının üstünde güğümlerle 7/24 çay suyu kaynatıldığını...   <br />
 -Erzurumda nereye giderseniz gidin size ilk olarak çay ikram edileceğini....   <br />
 -Çay'ın aslen Erzurum palandökende yetiştiğini    <br />
 -Erzurumlu bir erkeğin evinde bir mutfak robotu yokken düzinelerce semaver bulundurduğunu...   <br />
 -Pasin ovasında Türkiye'yi 300 yıl doyuracak kadar çay reservinin bulunduğunu...   ]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Kadın, Kocası Ve Koca'nın Anası]]></title>
			<link>https://www.zohreanaforum.com/konu-kadin-kocasi-ve-koca-nin-anasi.html</link>
			<pubDate>Sun, 14 May 2017 18:11:18 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.zohreanaforum.com/member.php?action=profile&uid=16262">Kayhan</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.zohreanaforum.com/konu-kadin-kocasi-ve-koca-nin-anasi.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">KADIN, KOCASI VE KOCA'NIN ANASI</span><br />
<br />
Genç bir kadın, aylardır şantiyede olan kocasına aşağıdaki satırları yazar:<br />
<br />
Sevgilim,<br />
Biliyorsun, sen şantiyedeyken nur topu gibi bir bebeğimiz oldu. Sütüm yetmediği için, yavrumuzu besleyebilmek amacıyla bir sütanne tuttum. Yalnız, bu sütannenin zenci olmasından dolayı çocuğumuz, emdiği sütün etkisiyle zaman içinde zenciye dönüştü. Haberin olsun dedim. Bu konuda benim bir suçum olduğunu düşünmezsin umarım.<br />
Öptüm,<br />
Biricik eşin<br />
<br />
Kadının kocası da bunun üzerine annesine bir mektup yazar:<br />
<br />
'Sevgili anneciğim,<br />
Karım bana gönderdiği son mektupta, sütü yetersiz olduğu için bir sütanne tutmak zorunda kaldığını, o sütannenin zenci olduğunu ve bu yüzden bebeğimizin rengi nin de zamanla koyulaştığını yazıyor. Bundan eşimi sorumlu tutamayız, tabii ki .<br />
Selam ve sevgilerimle'<br />
<br />
Annesi ise oğluna şöyle bir cevap yazar:<br />
<br />
'Sevgili oğlum,<br />
Aslına bakarsan, sen doğduğunda benim sütüm de yetersiz kalmıştı.<br />
Ama biz fakir olduğumuzdan dolayı, sütanne tutamayıp onun yerine seni inek sütüyle beslemek zorunda kalmıştık. Bu durumda takdir edersin ki, senin safkan bir öküz olmanın sorumlusu ben değilim.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">KADIN, KOCASI VE KOCA'NIN ANASI</span><br />
<br />
Genç bir kadın, aylardır şantiyede olan kocasına aşağıdaki satırları yazar:<br />
<br />
Sevgilim,<br />
Biliyorsun, sen şantiyedeyken nur topu gibi bir bebeğimiz oldu. Sütüm yetmediği için, yavrumuzu besleyebilmek amacıyla bir sütanne tuttum. Yalnız, bu sütannenin zenci olmasından dolayı çocuğumuz, emdiği sütün etkisiyle zaman içinde zenciye dönüştü. Haberin olsun dedim. Bu konuda benim bir suçum olduğunu düşünmezsin umarım.<br />
Öptüm,<br />
Biricik eşin<br />
<br />
Kadının kocası da bunun üzerine annesine bir mektup yazar:<br />
<br />
'Sevgili anneciğim,<br />
Karım bana gönderdiği son mektupta, sütü yetersiz olduğu için bir sütanne tutmak zorunda kaldığını, o sütannenin zenci olduğunu ve bu yüzden bebeğimizin rengi nin de zamanla koyulaştığını yazıyor. Bundan eşimi sorumlu tutamayız, tabii ki .<br />
Selam ve sevgilerimle'<br />
<br />
Annesi ise oğluna şöyle bir cevap yazar:<br />
<br />
'Sevgili oğlum,<br />
Aslına bakarsan, sen doğduğunda benim sütüm de yetersiz kalmıştı.<br />
Ama biz fakir olduğumuzdan dolayı, sütanne tutamayıp onun yerine seni inek sütüyle beslemek zorunda kalmıştık. Bu durumda takdir edersin ki, senin safkan bir öküz olmanın sorumlusu ben değilim.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Musa Peygamber - Firavun]]></title>
			<link>https://www.zohreanaforum.com/konu-musa-peygamber-firavun.html</link>
			<pubDate>Wed, 01 Feb 2017 23:48:05 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.zohreanaforum.com/member.php?action=profile&uid=16038">j3urak</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.zohreanaforum.com/konu-musa-peygamber-firavun.html</guid>
			<description><![CDATA[]Hz Musa -Firavun  <br />
]Firavun ile Musa Peygamber sık sık rekabet içindelermiş bir gün firavun bu böyle olmayacak senle bir bahis yapalım der. Şu nil nehrini kim tersine akıtırsa o kazanacak demiş Hz. Musa tamam kabul demiş  <br />
]Musa peygamber gönül rahatlığı ile vurmuş kafayı yatmış, <br />
firavun gece boyu yatmamış bir oyana bir buyana dönüp durmuş ne salak adamım nil nasıl tersine akar hay ağzım tutulsaydı diyerek sabahı zor etmiş..  <br />
]Sabah olmuş...<br />
Nilin etrafına iki tarafta toplanmış firavun ilk sen başla Musa demiş<br />
Musa...<br />
-Ey Nil ters ak...<br />
Nilde hiç bir hareket yok<br />
Aynı emiri tekrar etmiş<br />
Yine nilde hiç bir hareket yok<br />
3-4 derken Musa Peygamber pes etmiş sen dene demiş firavuna<br />
Firavun<br />
-Nil ters ak demiş<br />
Nil başlamış tersine akmaya <img src="http://www.zohreanaforum.com/images/imported/2017/02/1.png" loading="lazy"  alt="[Resim: 1.png]" class="mycode_img" />:)<br />
Musa tabi panik telaş hemen koştura koştura Tur Dağına gitmiş<br />
-Allahım bu nasıl olur bu imkansız<br />
-Ey Musa sen bana güvendin vurdun kafayı yattın Firavun ise sabaha kadar uğraştı didişti bilmez misin? çalışmayana bir şey yok<br />
Türk Öğün Çalış Güven...<br />
  ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[]Hz Musa -Firavun  <br />
]Firavun ile Musa Peygamber sık sık rekabet içindelermiş bir gün firavun bu böyle olmayacak senle bir bahis yapalım der. Şu nil nehrini kim tersine akıtırsa o kazanacak demiş Hz. Musa tamam kabul demiş  <br />
]Musa peygamber gönül rahatlığı ile vurmuş kafayı yatmış, <br />
firavun gece boyu yatmamış bir oyana bir buyana dönüp durmuş ne salak adamım nil nasıl tersine akar hay ağzım tutulsaydı diyerek sabahı zor etmiş..  <br />
]Sabah olmuş...<br />
Nilin etrafına iki tarafta toplanmış firavun ilk sen başla Musa demiş<br />
Musa...<br />
-Ey Nil ters ak...<br />
Nilde hiç bir hareket yok<br />
Aynı emiri tekrar etmiş<br />
Yine nilde hiç bir hareket yok<br />
3-4 derken Musa Peygamber pes etmiş sen dene demiş firavuna<br />
Firavun<br />
-Nil ters ak demiş<br />
Nil başlamış tersine akmaya <img src="http://www.zohreanaforum.com/images/imported/2017/02/1.png" loading="lazy"  alt="[Resim: 1.png]" class="mycode_img" />:)<br />
Musa tabi panik telaş hemen koştura koştura Tur Dağına gitmiş<br />
-Allahım bu nasıl olur bu imkansız<br />
-Ey Musa sen bana güvendin vurdun kafayı yattın Firavun ise sabaha kadar uğraştı didişti bilmez misin? çalışmayana bir şey yok<br />
Türk Öğün Çalış Güven...<br />
  ]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Tuğçe Kazaz'dan inciler : CHP Zihniyetine Tepki Olarak Hristiyan Oldum"]]></title>
			<link>https://www.zohreanaforum.com/konu-tugce-kazaz-dan-inciler-chp-zihniyetine-tepki-olarak-hristiyan-oldum.html</link>
			<pubDate>Mon, 28 Sep 2015 02:17:07 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.zohreanaforum.com/member.php?action=profile&uid=11100">SuLTann</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.zohreanaforum.com/konu-tugce-kazaz-dan-inciler-chp-zihniyetine-tepki-olarak-hristiyan-oldum.html</guid>
			<description><![CDATA[<iframe class="inline-block max-w-full" width="560" height="315" src="//www.youtube.com/embed/byqQZq5GdYQ" frameborder="0" allowfullscreen="true"></iframe>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<iframe class="inline-block max-w-full" width="560" height="315" src="//www.youtube.com/embed/byqQZq5GdYQ" frameborder="0" allowfullscreen="true"></iframe>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanından... Abdestsiz Binilmedi]]></title>
			<link>https://www.zohreanaforum.com/konu-diyanet-isleri-baskanindan-abdestsiz-binilmedi.html</link>
			<pubDate>Tue, 05 May 2015 16:06:02 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.zohreanaforum.com/member.php?action=profile&uid=3">donanma44</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.zohreanaforum.com/konu-diyanet-isleri-baskanindan-abdestsiz-binilmedi.html</guid>
			<description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez'in çok tartışılan makam aracını iade edeceğini söylemesi üzerine sosyal medya da boş durmadı. <br />
Mehmet Görmez adına hazırlanan <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">"satılık" </span>ilanında <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">"Diyanet İşleri Başkanından... Abdestsiz Binilmedi"</span> diye yazıldı. <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">"İBRET İÇİN..."</span> <br />
Diyanet İşleri Başkanı Mehjmet Görmez, kendisine algı operasyonu düzenlendiğini iddia ederek "<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Aynı haber sonra Suudi Arabistan'daki üç gazetede yayınlatıldı. Bu bir algı operasyonuna dönüştürüldü. O araca bir gün bile binmedim. Araç kesinlikle zırhlı değil. İbret-i alem olsun diye o aracı iade edeceğiz." </span>demişti. <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İşte o ilan:</span> <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><img src="http://www.zohreanaforum.com/images/imported/2015/05/14.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: 14.jpg]" class="mycode_img" /><br />
Odatv.com</span> <br />
  ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez'in çok tartışılan makam aracını iade edeceğini söylemesi üzerine sosyal medya da boş durmadı. <br />
Mehmet Görmez adına hazırlanan <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">"satılık" </span>ilanında <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">"Diyanet İşleri Başkanından... Abdestsiz Binilmedi"</span> diye yazıldı. <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">"İBRET İÇİN..."</span> <br />
Diyanet İşleri Başkanı Mehjmet Görmez, kendisine algı operasyonu düzenlendiğini iddia ederek "<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Aynı haber sonra Suudi Arabistan'daki üç gazetede yayınlatıldı. Bu bir algı operasyonuna dönüştürüldü. O araca bir gün bile binmedim. Araç kesinlikle zırhlı değil. İbret-i alem olsun diye o aracı iade edeceğiz." </span>demişti. <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İşte o ilan:</span> <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><img src="http://www.zohreanaforum.com/images/imported/2015/05/14.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: 14.jpg]" class="mycode_img" /><br />
Odatv.com</span> <br />
  ]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Beyaz - Ezgi Mola'nın Düğün Atışması]]></title>
			<link>https://www.zohreanaforum.com/konu-beyaz-ezgi-mola-nin-dugun-atismasi.html</link>
			<pubDate>Sat, 21 Mar 2015 17:42:30 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.zohreanaforum.com/member.php?action=profile&uid=11100">SuLTann</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.zohreanaforum.com/konu-beyaz-ezgi-mola-nin-dugun-atismasi.html</guid>
			<description><![CDATA[<iframe class="inline-block max-w-full" width="560" height="315" src="//www.youtube.com/embed/xgdva0FgUac" frameborder="0" allowfullscreen="true"></iframe>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<iframe class="inline-block max-w-full" width="560" height="315" src="//www.youtube.com/embed/xgdva0FgUac" frameborder="0" allowfullscreen="true"></iframe>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Eyleme giderken bu caps'i unutmayın]]></title>
			<link>https://www.zohreanaforum.com/konu-eyleme-giderken-bu-caps-i-unutmayin.html</link>
			<pubDate>Sat, 26 Apr 2014 15:52:18 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.zohreanaforum.com/member.php?action=profile&uid=3">donanma44</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.zohreanaforum.com/konu-eyleme-giderken-bu-caps-i-unutmayin.html</guid>
			<description><![CDATA[ 1 Mayıs yaklaşıyor...<br />
<br />
Hükümet geçmiş yıllarda olduğu gibi yine 1 Mayıs'ın Taksim'de kutlanmasına izin vermeyeceğini açıkladı.<br />
<br />
Ancak sendikalar Taksim konusunda ısrarlı.<br />
<br />
Yani 1 Mayıs'ta yine hareketli günler bizi bekliyor.<br />
<br />
Tartışmalar devam ederken sosyal medyada 1 Mayıs caps'leri dolaşmaya başladı.<br />
<br />
Bunlardan biri oldukça ilgili gördü.<br />
<br />
İşte bir eylemin birçok farklı göz tarafından nasıl göründüğünü gösteren o caps:<br />
<br />
<img src="http://www.zohreanaforum.com/yukle/img/eyleme-giderken.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: eyleme-giderken.jpg]" class="mycode_img" />  ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[ 1 Mayıs yaklaşıyor...<br />
<br />
Hükümet geçmiş yıllarda olduğu gibi yine 1 Mayıs'ın Taksim'de kutlanmasına izin vermeyeceğini açıkladı.<br />
<br />
Ancak sendikalar Taksim konusunda ısrarlı.<br />
<br />
Yani 1 Mayıs'ta yine hareketli günler bizi bekliyor.<br />
<br />
Tartışmalar devam ederken sosyal medyada 1 Mayıs caps'leri dolaşmaya başladı.<br />
<br />
Bunlardan biri oldukça ilgili gördü.<br />
<br />
İşte bir eylemin birçok farklı göz tarafından nasıl göründüğünü gösteren o caps:<br />
<br />
<img src="http://www.zohreanaforum.com/yukle/img/eyleme-giderken.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: eyleme-giderken.jpg]" class="mycode_img" />  ]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Yaşasın Adalet!]]></title>
			<link>https://www.zohreanaforum.com/konu-yasasin-adalet.html</link>
			<pubDate>Sun, 05 Jan 2014 14:26:34 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.zohreanaforum.com/member.php?action=profile&uid=12">GAMZE</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.zohreanaforum.com/konu-yasasin-adalet.html</guid>
			<description><![CDATA[<img src="http://www.zohreanaforum.com/yukle/img/cats%20(1).jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: cats%20(1).jpg]" class="mycode_img" /><br />
<br />
Musa Kart-Cumhuriyet]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<img src="http://www.zohreanaforum.com/yukle/img/cats%20(1).jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: cats%20(1).jpg]" class="mycode_img" /><br />
<br />
Musa Kart-Cumhuriyet]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[İğneli Fırça]]></title>
			<link>https://www.zohreanaforum.com/konu-igneli-firca.html</link>
			<pubDate>Sun, 05 Jan 2014 14:24:57 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.zohreanaforum.com/member.php?action=profile&uid=12">GAMZE</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.zohreanaforum.com/konu-igneli-firca.html</guid>
			<description><![CDATA[<img src="http://www.zohreanaforum.com/yukle/img/cats.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: cats.jpg]" class="mycode_img" /><br />
<br />
Zafer Temoçin- cumhuriyet]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<img src="http://www.zohreanaforum.com/yukle/img/cats.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: cats.jpg]" class="mycode_img" /><br />
<br />
Zafer Temoçin- cumhuriyet]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Uyy bu ne cüzel şiir boyleee]]></title>
			<link>https://www.zohreanaforum.com/konu-uyy-bu-ne-cuzel-siir-boyleee.html</link>
			<pubDate>Thu, 04 Jul 2013 22:03:35 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.zohreanaforum.com/member.php?action=profile&uid=3">donanma44</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.zohreanaforum.com/konu-uyy-bu-ne-cuzel-siir-boyleee.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">KARADENİZLİLERDEN İSMAİL TÜRÜDE ŞARKI</span><br />
<br />
<br />
elliuçtur elliuç rize'nun plakasi,<br />
kim kemuk atarse, olursun yalakasi..<br />
yetmedimi ismail bu kadar kudurduğun,<br />
her sene değişiyi tasmani tutturduğun..<br />
bir gun şevki yılmaz'a, bir gun melih gökçek'e,<br />
türüt hepten dönüştun, omurgasuz böceğe..<br />
bir gun mesut yılmaz'a, bir gun sedat peker'e,<br />
her yöne döneyisun benzeyisun tekere..<br />
vatansever geçinup, katili öveyisun,<br />
deren satiluriken, acep ne edeyisun.?<br />
israil'li hep aldi senun dereleruni,<br />
yesunler yalan yere vatan sevmeleruni..<br />
turkiler dizeyisun birkaç bin lira içun,<br />
değer miydi ismail festival kapmak içun..<br />
adam olsan bu millet belki seni severdi,<br />
eski karinda gidup mahkemeye vermezdi..<br />
iki uç kuruş içun harcadun gururuni,<br />
bu sana son uyari yiturma onuruni..!]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">KARADENİZLİLERDEN İSMAİL TÜRÜDE ŞARKI</span><br />
<br />
<br />
elliuçtur elliuç rize'nun plakasi,<br />
kim kemuk atarse, olursun yalakasi..<br />
yetmedimi ismail bu kadar kudurduğun,<br />
her sene değişiyi tasmani tutturduğun..<br />
bir gun şevki yılmaz'a, bir gun melih gökçek'e,<br />
türüt hepten dönüştun, omurgasuz böceğe..<br />
bir gun mesut yılmaz'a, bir gun sedat peker'e,<br />
her yöne döneyisun benzeyisun tekere..<br />
vatansever geçinup, katili öveyisun,<br />
deren satiluriken, acep ne edeyisun.?<br />
israil'li hep aldi senun dereleruni,<br />
yesunler yalan yere vatan sevmeleruni..<br />
turkiler dizeyisun birkaç bin lira içun,<br />
değer miydi ismail festival kapmak içun..<br />
adam olsan bu millet belki seni severdi,<br />
eski karinda gidup mahkemeye vermezdi..<br />
iki uç kuruş içun harcadun gururuni,<br />
bu sana son uyari yiturma onuruni..!]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[http://www.iyibiliriz. biz]]></title>
			<link>https://www.zohreanaforum.com/konu-http-www-iyibiliriz-biz.html</link>
			<pubDate>Sun, 30 Jun 2013 20:41:29 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.zohreanaforum.com/member.php?action=profile&uid=3">donanma44</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.zohreanaforum.com/konu-http-www-iyibiliriz-biz.html</guid>
			<description><![CDATA[Güzel bir site.Tam gülmelik <img src="https://www.zohreanaforum.com/images/smilies/smile.png" alt="Smile" title="Smile" class="smilie smilie_1" /><br />
<br />
<a href="http://www.iyibiliriz.biz" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">Ber konuda guruyuz! #iyibiliriz</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Güzel bir site.Tam gülmelik <img src="https://www.zohreanaforum.com/images/smilies/smile.png" alt="Smile" title="Smile" class="smilie smilie_1" /><br />
<br />
<a href="http://www.iyibiliriz.biz" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">Ber konuda guruyuz! #iyibiliriz</a>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Cem Yılmaz'dan inciler]]></title>
			<link>https://www.zohreanaforum.com/konu-cem-yilmaz-dan-inciler.html</link>
			<pubDate>Fri, 07 Jun 2013 18:39:39 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.zohreanaforum.com/member.php?action=profile&uid=12">GAMZE</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.zohreanaforum.com/konu-cem-yilmaz-dan-inciler.html</guid>
			<description><![CDATA[ <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">[COLOR="#000000"]İSTİKBAL MARŞI<br />
<br />
Bu zeki adama şapka çıkartılır ..<br />
<br />
<br />
Cem’in İSTİKBAL MARŞI<br />
<br />
Bakma, dönmez şafak vakti yurttan kaçan o alçak!<br />
Dönmeyip Amerika'da, arlanmaksızın yaşayacak!.<br />
O benim milletimin hırsızıdır, yurdu soyacak,<br />
Hortumladıkları benimdir, milletimindir ancak!<br />
<br />
Çalma, kurban olayım hepsini ey hırslı çakal!<br />
Gariban halkıma da bir pul bırakacak kadar al!<br />
Olmaz sana götürdüğün paralar sonra helal,<br />
Hakkını vermezsen burdaki ortaklarının behemehal!<br />
<br />
Ben ezelden beri aç yaşadım,aç yaşarım!<br />
Hangi hükümet beni kurtaracakmış,şaşarım!<br />
Kurumuş musluk gibiyim, ne akar ne taşarım!<br />
Yırtsam da bir tarafımı, hiç görülmez başarım!<br />
<br />
Mali krizler, yoluna örmüşse çelikten bir duvar,<br />
Benim .ceğiz, .cağız diyen bir hükümetim var!<br />
Bağırsın korkma, nasıl işimize burnunu sokar?<br />
'Avrupa Birliği' denen tek dişi kalmış canavar!<br />
<br />
Arkadaş, Meclis'e namusuyla çalışanları uğratma sakın!<br />
İşe aldıracakların, olsun hep sana yakın!<br />
Gelecektir, cezanı vereceği günler Hakkın,<br />
Kim bilir belki yarın, belki yarından da yakın!<br />
<br />
Yaktığın yerleri 'orman' diyerek geçme, tanı!<br />
Çalışanı işten at, doldur kadroya yatanı!<br />
Gözleri açık yatır seni kurtaran atanı,<br />
Satılmadık o kaldı, durma satıver şu vatanı!<br />
<br />
Sermaye mutlu olsun, olsa da çevre feda!<br />
Semizlettin Apo'yu, mezarında dönsün Şüheda!<br />
Uydurma kanunlarla Meclis'ten getirin seda!<br />
On bin Yıllık tarihe, yurdum ederken veda!<br />
<br />
Cümlenizin bu yurdu yok etmek mi emeli?<br />
Yediğiniz herzelere başka ne demeli!<br />
Oyuverin altını iyice sallansın temeli,<br />
Yurdumun ki, sonunda vatandaş kükremeli!<br />
<br />
O zaman durur belki gözümden akan yaşım,<br />
O zaman doğrulur belim, yukarı kalkar başım,<br />
O zaman boşa gitmez yıllar süren uğraşım!<br />
HESABINI VERİP TE GİTTİĞİNİZ GÜN KARDAŞIM,<br />
<br />
Dalgalanın dolar gibi sizde şimdi ey suçlular!<br />
Olsun artık soyguncuya vurulacak bir yular,<br />
Ebediyen, öyle yok hesapsız bir iktidar!<br />
Hakkıdır 'garip yaşamış vatandaş'ın da gülmek,<br />
Hakkıdır ezilmiş milletimin, aydınlık bir İstikbal!<br />
<br />
Cem Yılmaz </span>  ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[ <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">[COLOR="#000000"]İSTİKBAL MARŞI<br />
<br />
Bu zeki adama şapka çıkartılır ..<br />
<br />
<br />
Cem’in İSTİKBAL MARŞI<br />
<br />
Bakma, dönmez şafak vakti yurttan kaçan o alçak!<br />
Dönmeyip Amerika'da, arlanmaksızın yaşayacak!.<br />
O benim milletimin hırsızıdır, yurdu soyacak,<br />
Hortumladıkları benimdir, milletimindir ancak!<br />
<br />
Çalma, kurban olayım hepsini ey hırslı çakal!<br />
Gariban halkıma da bir pul bırakacak kadar al!<br />
Olmaz sana götürdüğün paralar sonra helal,<br />
Hakkını vermezsen burdaki ortaklarının behemehal!<br />
<br />
Ben ezelden beri aç yaşadım,aç yaşarım!<br />
Hangi hükümet beni kurtaracakmış,şaşarım!<br />
Kurumuş musluk gibiyim, ne akar ne taşarım!<br />
Yırtsam da bir tarafımı, hiç görülmez başarım!<br />
<br />
Mali krizler, yoluna örmüşse çelikten bir duvar,<br />
Benim .ceğiz, .cağız diyen bir hükümetim var!<br />
Bağırsın korkma, nasıl işimize burnunu sokar?<br />
'Avrupa Birliği' denen tek dişi kalmış canavar!<br />
<br />
Arkadaş, Meclis'e namusuyla çalışanları uğratma sakın!<br />
İşe aldıracakların, olsun hep sana yakın!<br />
Gelecektir, cezanı vereceği günler Hakkın,<br />
Kim bilir belki yarın, belki yarından da yakın!<br />
<br />
Yaktığın yerleri 'orman' diyerek geçme, tanı!<br />
Çalışanı işten at, doldur kadroya yatanı!<br />
Gözleri açık yatır seni kurtaran atanı,<br />
Satılmadık o kaldı, durma satıver şu vatanı!<br />
<br />
Sermaye mutlu olsun, olsa da çevre feda!<br />
Semizlettin Apo'yu, mezarında dönsün Şüheda!<br />
Uydurma kanunlarla Meclis'ten getirin seda!<br />
On bin Yıllık tarihe, yurdum ederken veda!<br />
<br />
Cümlenizin bu yurdu yok etmek mi emeli?<br />
Yediğiniz herzelere başka ne demeli!<br />
Oyuverin altını iyice sallansın temeli,<br />
Yurdumun ki, sonunda vatandaş kükremeli!<br />
<br />
O zaman durur belki gözümden akan yaşım,<br />
O zaman doğrulur belim, yukarı kalkar başım,<br />
O zaman boşa gitmez yıllar süren uğraşım!<br />
HESABINI VERİP TE GİTTİĞİNİZ GÜN KARDAŞIM,<br />
<br />
Dalgalanın dolar gibi sizde şimdi ey suçlular!<br />
Olsun artık soyguncuya vurulacak bir yular,<br />
Ebediyen, öyle yok hesapsız bir iktidar!<br />
Hakkıdır 'garip yaşamış vatandaş'ın da gülmek,<br />
Hakkıdır ezilmiş milletimin, aydınlık bir İstikbal!<br />
<br />
Cem Yılmaz </span>  ]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Boğaziçi caz korosu:`Çapulcu musun vay vay]]></title>
			<link>https://www.zohreanaforum.com/konu-bogazici-caz-korosu-capulcu-musun-vay-vay.html</link>
			<pubDate>Thu, 06 Jun 2013 15:40:58 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.zohreanaforum.com/member.php?action=profile&uid=3">donanma44</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.zohreanaforum.com/konu-bogazici-caz-korosu-capulcu-musun-vay-vay.html</guid>
			<description><![CDATA[Boğaziçi Caz Korosu daha önce de seslendirdiği ’Entarisi Ala Benziyor’ türküsünü Gezi Parkı eylemlerine uyarladı. Eylemlere destek vermek için türkünün uyarlamasını gece saatlerinde Gezi Parkı’nda seslendiren koro, eylemcilerden alkış aldı. Renkli görüntülere neden olan gösteri büyük ilgi gördü.<br />
<br />
İzlemek için aşağıdaki linke tıklayınız lütfen.<br />
<br />
<a href="http://videogaleri.gazetevatan.com/21016_9_Bogazici-Universitesi-caz-korosu-Capulcu-musun-vay-vay" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">Boğaziçi caz korosu: `Çapulcu musun vay vay</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Boğaziçi Caz Korosu daha önce de seslendirdiği ’Entarisi Ala Benziyor’ türküsünü Gezi Parkı eylemlerine uyarladı. Eylemlere destek vermek için türkünün uyarlamasını gece saatlerinde Gezi Parkı’nda seslendiren koro, eylemcilerden alkış aldı. Renkli görüntülere neden olan gösteri büyük ilgi gördü.<br />
<br />
İzlemek için aşağıdaki linke tıklayınız lütfen.<br />
<br />
<a href="http://videogaleri.gazetevatan.com/21016_9_Bogazici-Universitesi-caz-korosu-Capulcu-musun-vay-vay" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">Boğaziçi caz korosu: `Çapulcu musun vay vay</a>]]></content:encoded>
		</item>
	</channel>
</rss>